Pembe Uçurtma

pembe uçurtma hikayesi
Pembe Uçurtma Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yeryüzünde küçücük pembe bir uçurtma varmış. Bu uçurtmanın en büyük hayali, gökyüzüne yükselip orada bulutlarla dans etmekmiş. Fakat sahibi olan küçük Zeynep, onu uzun zamandır uçurmamış, hatta dolabın bir köşesinde unutmuş gibiymiş. pembe uçurtma, uçma vaktinin çoktan geldiğini bilerek günlerce beklemiş. Günlerce uçamamasına öyle üzülmüş ki, bir gün umutlarını tamamen yitirmiş ve sessizce iç çekmeye başlamış.

Bir sabah, pembe uçurtma uykusunda iken, bir elin kendisine hafifçe dokunduğunu hissetmiş. Hemen heyecanlanmış, şaşırmış ve sevincinden havalara uçacak gibi olmuş. Zeynep, uçurtmasını dolabın tozlu köşesinden çıkarmış, onu güzelce temizlemiş ve rüzgarlı bir tepeye götürmüş.

Uçurtma, uzun zamandır gökyüzüne yükselmediği için önce sendelemiş. Rüzgarın etkisiyle sallanmış, ama bir türlü kendini dengede tutamamış. Sonra rüzgar onu nazikçe kavrayarak yukarıya doğru çekmiş. pembe uçurtma artık gökyüzünde özgürce salınıyormuş.

Zaman geçtikçe rüzgar kuvvetlenmiş ve uçurtmayı daha da yükseğe taşımış. Yükseldikçe, uçurtmanın hafifçe başı dönmeye ve biraz korkmaya başlamış. Güneş bunu fark etmiş ve “Dikkat et, yoksa uçurtma yırtılacak!” diye seslenmiş. Rüzgar bunun üzerine yavaşlamış ve uçurtmayı biraz daha aşağıya indirmiş.

pembe uçurtma o gün boyunca gökyüzünde uçmuş durmuş. Fakat akşam yaklaşırken, kara bulutlar gökyüzünü kaplamaya başlamış. Bulutlar uçurtmanın etrafını sarınca uçurtma korkmuş ve kaçmaya çalışmış. Ama bulutlardan biri birkaç damla yağmur damlatmış. “Yardım edin!” diye bağırmış uçurtma. Çünkü bilirsiniz, uçurtmaya su değerse ağırlaşıp yırtılabilir.

Zeynep, uçurtmanın zor durumda olduğunu görmüş ve hemen onu ipinden çekerek aşağıya indirmeye başlamış. Ancak bulutlar uçurtmayı bırakmamış ve onu takip etmiş. Uçurtma bir o yana, bir bu yana sallanmış durmuş. Güneş bunu görüp, bulutların arasından kollarını uzatmış ve uçurtmanın üzerindeki damlaları kurutmuş.

Uçurtma kuruyunca, daha rahat bir şekilde uçmaya başlamış ve Zeynep’in yardımıyla güvenle yere inmiş. Zeynep, uçurtmanın sağlam olup olmadığını kontrol etmiş, sonra onu alıp eve dönmüş. Uçurtmayı dolaba koyacakmış ama son anda vazgeçmiş. Onu kapının yanına, her rüzgarlı günde elinin altında olabilecek bir yere koymuş.

Zeynep, pembe uçurtmasını çok seviyormuş ve her esen rüzgarla birlikte uçurtmasını alıp gökyüzüne doğru koşmaya başlamış. Uçurtma da artık her rüzgarlı gün gökyüzüyle buluşuyormuş. Ve masal burada sona ermiş.

Benzer Gönderiler

  • Çiftçi ile Fare

    Çiftçi ile Fare Masalı Bir zamanlar, uzak bir diyarda, şirin bir evde yaşayan bir çiftçi varmış. Her sabah erkenden uyanır, bahçesindeki bitkilerin, ağaçların bakımıyla uğraşır, geçinip gidermiş. Çiftçi, bir gün bahçesinden topladığı yiyeceklerin eksildiğini fark etmiş. Sonraki günler yiyeceklerini korumak için tavana bile asmış ama fayda etmemiş, evinde yaşan fare nereye koymuşsa eliyle koymuş gibi…

  • Parmak Çocuk

    Parmak Çocuk Masalı Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde bir terzinin bir oğlu varmış. Bu çocuk o kadar küçükmüş ki, boyu bir başparmaktan uzun değilmiş. Bu yüzden ona “Parmak Çocuk” derlermiş. Küçükmüş küçük olmasına ama yüreği kocamanmış. Bir gün babasına, “Babacığım, ne olursa olsun, ben uzaklara gitmek istiyorum!” demiş. Babası da ona, “Peki oğlum,”…

  • Yardımsever Baykuş ile Sincap

    Baykuş ile Sincap Masalı Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanda yardımsever bir baykuş ve minik bir sincap yaşarmış. Bu orman, ağaçların gökyüzüne uzandığı, rengarenk çiçeklerin her yana yayıldığı huzurlu bir yermiş. Baykuş yaşlı ve bilge, sincap ise genç ve meraklıymış. Bir gün, minik sincap telaşla baykuşun yanına gelmiş. “Bay Baykuş, bir derdim var!” demiş titrek bir…

  • Birlikten Kuvvet Doğar

    Birlikten Kuvvet Doğar Masalı Bir zamanlar yaşlı bir adam varmış ve bu adamın üç oğlu varmış. Oğulları çok çalışkanmış ama ne yazık ki sürekli birbiriyle çekişir, kavga ederlermiş. Yaşlı adam, oğullarının böyle kavga etmesine çok üzülürmüş; onları birleştirmek için defalarca konuşmuş, onlara nasihatler vermiş ama bir türlü başarılı olamamış. Oğulları onun sözlerine pek kulak asmamış,…

  • Saka’nın Eşeği

    “Saka” konak gibi evlere çeşmelerden su taşıyan hizmetli kişilere saka denir. Saka’nın Eşeği Hikayesi‏ Fakir bir saka, o sakanın da bir eşeği vardı. Zayıf zavallı bir eşekti, sırtında yüzlerce yara vardı. Değil arpa ot bile bulamıyordu. Padişahın atlarının bakıcısı bu sakayı tanıyordu. Onunla eskilere dayanan bir ahbaplığı vardı. Bir gün sakaya rastladı: – “Bu zavallı…

  • Kibritçi Kız

    Kibritçi Kız Masalı Dünya klasik masallarının en seçkin örneklerinden Kibritçi Kız’ın hikayesini sizler için sitemize yükledik. Umarız beğenirsiniz. Keyifli okumalar diliyoruz.. Buz gibi soğuk bir yılbaşı gecesiydi. Hava o kadar dondurucuydu ki, rüzgâr insanın yüzünü kesiyor, iliklerine kadar işliyordu. Sokaklarda aceleyle yürüyen insanlar, paltolarının yakalarını kaldırmış, atkılarına sıkıca sarılmışlardı. Kimi evine yetişmeye çalışıyor, kimi de…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir