Keloğlan ve Eşkıyalar

keloğlan masalı
Keloğlan ve Eşkıyalar Masalını ücretsiz okuyun. Keloğlan’ın zekâsı sayesinde babasını eşkıyalardan kurtardığı, eğitimin önemini anlatan güzel bir Keloğlan masalı. Keyifli okumalar diliyoruz..

Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, küçük bir köyde Keloğlan ile annesi ve babası yaşarmış. Babası köyün çobanlığını yapar, koyunları otlatırmış. Aile, bu iş sayesinde geçimini sağlarmış.

Bir gün Keloğlan’ın babası koyunları dağda otlatırken karşısına birkaç eşkıya çıkmış.

Eşkıyalar:

— Bize birkaç koyun ver, demişler.

Keloğlan’ın babası ise:

— Bu koyunlar bana emanet. Emanete ihanet etmem, diye cevap vermiş.

Eşkıyalar çok sinirlenmiş. Ne kadar uğraşsalar da koyunları alamamışlar. Sonunda Keloğlan’ın babasını yakalayıp karanlık bir zindana atmışlar. Koyunları da alıp kaçmışlar.

Bu haber kısa sürede köye yayılmış. Keloğlan ile annesi çok üzülmüş. Günler geçtikçe evde yiyecek kalmamış. Köylüler de yeni bir çoban bulamamışlar.

Bunun üzerine Keloğlan düşünmüş taşınmış ve:

— Ben çobanlık yaparım, demiş.

Köylüler şaşırmış.

— Sen daha küçüksün. Okumana devam etmelisin, demişler.

Ama Keloğlan kararlıymış. Çünkü onun asıl amacı babasını kurtarmakmış. Annesinden izin alıp ertesi sabah koyunları alarak yola çıkmış.

Bir süre sonra yüksek bir dağın eteğine gelmiş. Yakında berrak bir dere akıyormuş. Koyunlar su içmeye başlayınca Keloğlan da çok yorulduğunu fark etmiş.

— Şu ağacın altında biraz dinleneyim, demiş.

Ağacın gölgesine uzanır uzanmaz derin bir uykuya dalmış.

Koyunlar ise otlaya otlaya etrafa yayılmışlar.

Aradan uzun zaman geçmiş. Akşam olmaya başlamış. Köylüler koyunların geri dönmediğini görünce telaşlanmışlar.

— İnşallah Keloğlan’a bir şey olmamıştır, diyerek onu aramaya çıkmışlar.

Tam o sırada Keloğlan büyük bir gürültüyle uyanmış. Gözlerini açınca bir de ne görsün! Eşkıyalar koyunları toplamaya çalışıyormuş.

Keloğlan hemen bağırmış:

— Hey ağalar! Ne yapıyorsunuz? Onlar bana emanet!

Eşkıyalardan biri gülerek:

— Geçen yıl biri de aynısını söylemişti. Şimdi karanlık zindanda yatıyor, demiş.

Keloğlan, bunların babasını kaçıran eşkıyalar olduğunu anlamış. Ama korkmak yerine akıllıca bir plan düşünmüş.

Sonra sakin bir sesle:

— Ağalar, ben size karşı gelmem. Hatta isterseniz size daha fazla koyun getirebilirim, demiş.

Eşkıyalar buna inanmışlar.

— Çabuk git ve geri dön, demişler.

Keloğlan hemen köye doğru koşmuş. Bir süre sonra kendisini arayan köylülerle karşılaşmış. Olan her şeyi heyecanla anlatmış.

Köylüler çok öfkelenmiş. Hep birlikte gizlice eşkıyaların bulunduğu yere gitmişler.

Bir anda üzerlerine saldırıp eşkıyaları yakalamışlar. Sonra da Keloğlan’ın babasının tutulduğu zindanın yerini öğrenmişler.

Kapıyı açıp Keloğlan’ın babasını kurtarmışlar.

Keloğlan babasına sarılmış ve sevinçle:

— Seni kurtardık baba! Artık ben çobanlık yapmayacağım. Okuluma devam edeceğim, demiş.

Babası da oğlunun hem cesaretiyle hem zekâsıyla gurur duymuş.

O günden sonra Keloğlan ailesiyle birlikte mutlu bir hayat yaşamış.

Masaldan çıkarılacak ders:

Bu masal; dürüstlüğün, emanete sahip çıkmanın, cesaretin ve eğitimin önemini anlatır. Zekâ ve sabır sayesinde büyük zorlukların aşılabileceğini öğretir.

Benzer Gönderiler

  • Minik Serçe ile Avcı

    Minik Serçe ile Avcı Masalı Bir zamanlar, bir avcı, kuş avlamak için bir tuzak kurdu ve tuzağa minik bir serçe yakalandı. Avcı, minik serçeyi eline aldığında büyük bir şaşkınlık yaşadı çünkü minik serçe konuşuyordu! Minik serçe şöyle dedi: “Ey insan oğlu, sen birçok koyun, sığır, deve yedin; onların etleriyle bile doymadın. Benim küçücük etimle mi…

  • Tarla Kuşu ile Yavruları

    Tarla Kuşu ile Yavruları Masalı Bir zamanlar, uzak bir köyde, büyük bir tarlada bir tarla kuşu, buğday ekinlerinin arasında bir yuva yapmış. Her gün bir yumurta bırakır, sonra üzerine oturup sabırla yavrularının çıkmasını beklermiş. Günler geçmiş, sonunda yumurtalar çatlamış ve minik yavrular dünyaya gelmiş. Fakat aradan zaman geçmesine rağmen, yavrular bir türlü uçmayı öğrenememiş. Tarla…

  • Çam Ağacı

    Çam Ağacı Masalı Bir zamanlar, büyük ve büyülü bir ormanın derinliklerinde, kendisiyle hiç barışık olmayan bir çam ağacı yaşarmış. Diğer ağaçların geniş yapraklarını ve onlara konan kuşları görüp iç geçirirmiş. “Ah, benim de böyle güzel yapraklarım olsaydı, herkes beni fark ederdi,” der, ormanın sakinlerine imrenirmiş. Bir gün, Orman Perisi ağacın bu iç çekişlerini duymuş ve…

  • Tilki ile Davul

    Tilki ile Davul Masalı Bir gün, kurnaz bir tilki ormanda av aramak için gezinirken, kulağına alışılmadık bir ses gelmiş. Ses kuvvetliymiş, rüzgarın ormandaki ağaçları sallamasıyla yankılanıyormuş. Tilki kulak kabartmış, sesin geldiği yöne doğru dikkat kesilmiş. Derinlerden gelen bu ses bir avın habercisi olabilirdi. “Bu kadar çok ses çıkaran bir şeyin eti bol olmalı!” diye kendi…

  • Pembe Uçurtma

    Pembe Uçurtma Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yeryüzünde küçücük pembe bir uçurtma varmış. Bu uçurtmanın en büyük hayali, gökyüzüne yükselip orada bulutlarla dans etmekmiş. Fakat sahibi olan küçük Zeynep, onu uzun zamandır uçurmamış, hatta dolabın bir köşesinde unutmuş gibiymiş. pembe uçurtma, uçma vaktinin çoktan geldiğini bilerek günlerce beklemiş. Günlerce…

  • Kurşun Asker

    Kurşun Asker Masalı Bir zamanlar, uzak ülkelerin birinde bir oyuncak evi varmış. Oyuncak evinin içerisinde tam altı kurşun asker beraber yaşarmış. Günlerden bir gün, kurşun askerleri oyuncakçı dükkanındaki vitrine koymuşlar. Altı kurşun asker de tüfek omuzda hazır ol vaziyetinde duruyorlarmış. Oğluna doğum günü hediyesi almak isteyen bir adam oyuncakçı dükkanına gelmiş, vitrindeki kurşun askerleri görünce…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir