Oduncu ile Kartal

oduncu ile kartal masalı
Oduncu ile Kartal Masalı

Bir zamanlar, av sezonunun başlamasıyla avcılar ormanda gezintiye çıkmış. Avcılar, ormana vardıklarında hemen bir tuzak kurmuşlar. Ormanın derinliklerinde, heybetli ve asaletli bir kartal yaşıyormuş. Bu kartal, avcıların tuzağına yakalanmış. Gün boyu çırpınmış, kurtulmaya çalışmış ama nafile. Tuzak, onu sıkıca tutmuş.

O gün, bir oduncu tesadüfen oradan geçiyormuş. Oduncu, kartalı tuzakta görünce gözlerine inanamamış. Kartalın kanatlarının büyüklüğü, gözlerinin keskin bakışı, asil duruşu, onu derinden etkilemiş. Kartalı tuzaktan kurtarmak için büyük bir çaba göstermiş ve sonunda onu özgürlüğüne kavuşturmuş. Kartal, yeniden gökyüzüne yükselmiş ama bu iyiliği asla unutmamış.

Günler geçmiş, oduncu yine ormanda işlerini yapıyormuş. Yorulmuş ve yaşlı, çürük bir ağacın dibine oturmuş. Kartal, uzaktan oduncuyu gözlemliyormuş. Ağacın tehlikeli olduğunu, her an düşebileceğini fark etmiş. Oduncuyu oradan uzaklaştırmak istemiş ama nasıl yapacağını bilememiş. Birden aklına bir fikir gelmiş ve hızla oduncunun başındaki külâhı kaptığı gibi uçmuş. Oduncu, şaşkınlıkla kartalın peşine düşmüş. Kartal, oduncuyu güvenli bir mesafeye getirdikten sonra külâhı yere bırakmış.

Oduncu, külâhını almak için eğildiğinde, arkasında büyük bir gürültü duymuş. Geriye dönüp baktığında, dibinde oturduğu ağacın çöktüğünü görmüş. O an, kartalın hayatını kurtardığını anlamış. Gözleri dolmuş ve “Demek bu kartal benim külahımı boşuna almamış, beni kurtarmak istediği için külahımı almış” demiş.

Çiftçi, Kartal’a teşekkür etmiş, “Ben de bu iyiliğini asla unutmayacağım!” demiş.

Çiftçi ile Kartal o günden sonra dost olmuşlar, dostlukları herkese örnek olmuş.

Masaldaki ders: İyilik her zaman iyidir. İyiliğin ve minnettarlığın ne kadar güçlü bir duygu olduğunu asla unutmayalım.

Benzer Gönderiler

  • Ayağına Diken Batan Horoz

    Ayağına Diken Batan Horoz Masalı Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal, pireler berber iken, ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken… Bir gün bir horoz, köyün yakınındaki tarlada toprağı eşeleyip yiyecek arıyormuş. Tam o sırada ayağına sivri bir diken batmış. Canı yanan horoz, koşa koşa köyün tonton ninesinin evine…

  • Kurşun Asker

    Kurşun Asker Masalı Bir zamanlar, uzak ülkelerin birinde bir oyuncak evi varmış. Oyuncak evinin içerisinde tam altı kurşun asker beraber yaşarmış. Günlerden bir gün, kurşun askerleri oyuncakçı dükkanındaki vitrine koymuşlar. Altı kurşun asker de tüfek omuzda hazır ol vaziyetinde duruyorlarmış. Oğluna doğum günü hediyesi almak isteyen bir adam oyuncakçı dükkanına gelmiş, vitrindeki kurşun askerleri görünce…

  • Keloğlan ve Kıskanç Arkadaşı

    Keloğlan ve Kıskanç Arkadaşı Masalı Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Keloğlan adında saf mı saf, iyi yürekli bir delikanlı varmış. Keloğlan’ın en yakın arkadaşı da Kenan’mış. İkisi de aynı köyde yaşar, birlikte güler, birlikte dertleşirlermiş. Ama Kenan biraz kıskanç bir çocukmuş. Keloğlan’ın saf kalbini bilmez, içten içe onu çekemezmiş. Bir…

  • Çıplak Kral’ın Hikayesi

    Dünya klasik hikayelerinin öncü hikayelerinden Çıplak Kral’ın öyküsünü okumaya hazır mısınız? Çıplak Kral Hikayesi Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda, zengin ve bereketli topraklarla çevrili bir krallıkta, ihtişamına ve zekâsına pek düşkün bir kral yaşarmış. Bu kral o kadar kibirli, o kadar kendini beğenmişmiş ki, sürekli aynalarla dolu dev sarayında dolaşır, saatlerce kendini seyredermiş. Halkına…

  • Sağır Kurbağa Hikayesi

    Sağır Kurbağa Hikayesi Bir zamanlar, uzak bir ormanda bir derenin sakinleri arasında kurbağalar da varmış. Bu kurbağalar kendi aralarında bir yarışma düzenlemeye karar vermişler. Yarışmadaki hedef, engebeli ve çok yüksek bir dağa tırmanmakmış. Yarışma için kurbağalar yerini almış, seyirciler de yerlerine geçmişler fakat, yarışmanın izleyicileri hiçbir kurbağanın o kadar yüksek bir dağa tırmanabileceğine ihtimal vermiyorlarmış,…

  • Dürüst Oduncu

    Dürüst Oduncu Masalı Bir zamanlar, küçük bir köyde yaşayan bir oduncu varmış. Her gün erkenden kalkar, baltasını alır ve ormandaki kurumuş ağaçları kesmeye gidermiş. Bu oduncu, geçimini sağlamak için sadece bir baltası varmış ve bu balta onun en değerli eşyasıymış. Bir gün, oduncu yine ormana gitmiş ve nehrin kenarındaki büyük bir ağacı kesmeye başlamış. Ağacı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir