Kısa Masallar

Çocuklar için Eğitici ve Kısa Masallar

iki arkadaş masalı
İki Arkadaş ve Ayı Masalı

Günlerden bir gün Erdem ile Buğra adında iki arkadaş doğada gezintiye çıkmışlar. Doğanın güzelliğinin tadını çıkararak ormana doğru yürürken, bir anda bir ayının kendilerine doğru geldiğini görüp korkudan koşmaya başlamışlar.

Buğra, daha önceleri tırmanma konusunda bilgisi olduğu için hızlıca koşarak ilk gördüğü ağaca tırmanıp ağacın tepesine çıkmış. Erdem’i hiç düşünmemiş. Erdem, daha önce hiç ağaca tırmanmadığı için nasıl çıkacağını bilmiyormuş.

Ayının kendisine doğru geldiğini gören Erdem, kendini yere atmış, nefesini tutup ölü taklidi yapmış. Ayı Erdem’e yaklaşıp onun koklamış, hareketsiz olduğunu görünce ölü sanıp yoluna devam etmiş.

Ayı gittikten sonra Buğra, ağaçtan inip Erdem’e sormuş;

“Ayı kulağına ne fısıldadı?”

Erdem, “Ayı benden senin gibi dostlardan uzak durmamı istedi” diye yanıtladı …ve yoluna devam etti.

Hikayeden çıkarılacak ders: Dost kara günde belli olur.

çiftçi ile ağaç masalı
Çiftçi ile Ağaç Masalı

Bir tarlada, meyvesi olmayan çok yaşlı bir ağaç varmış. Tarlanın sahibi olan çiftçi, bu ağacı kesmeye karar vermiş. Çünkü ağacına ona hiçbir faydasının olmadığını düşünüyormuş. Yalnızca kuşlar cıvıldıyor ve böcekler uçuyormuş etrafında. Ağacın kesileceğini duyan hayvancıklar çok üzülmüşler. Çiftçiyi ikna etmeye çalışmışlar, ama nafile. Çiftçi bir defa karar vermiş ağacı kesmeye.
Çiftçi, almış eline baltayı ve ağaca saplamış. Ağaç kesilmemiş. Kuşlar, çiftçiye şöyle demiş:

– Yapma çiftçi, bu ağaç bizim evimiz. Burada yaşıyoruz. Hem sana ne güzel şarkılar söylüyoruz.
Çiftçi kuşların sözlerine aldırış etmemiş ve bir kez daha baltayı vurmuş ağaca. Ağacın titremesiyle neşeli böcekler de uçuvermiş ağacın etrafından.
Ağaca son bir balta daha vurunca içinde bir oyuk olduğu anlaşılmış. Kafasını uzatan çiftçi, gözlerine inanamamış. Bu ağacın içinde bir sürü bal yapan arılar varmış. Çiftçi, bu güzel balın tadına baktıktan sonra ağacı kesmekten vazgeçmiş.

keçi ile eşek masalı
Keçi ile Eşek Masalı

Bir çiftlikte keçi ile eşek, birlikte yaşarmış. Bunların sahibi aslında iki hayvana da çok iyi bakar, ikisini de çok severmiş. Ama keçi, içten içe eşeği kıskanırmış. Çiftçinin eşeğe daha iyi baktığını düşünürmüş. Bu yüzden de keçi, eşeğe bir kötülük yapmak istemiş.
Eşeğin yanına giden keçi şöyle demiş:
– Ah be kardeş, seni çok çalıştırıyorlar. Her yükü sen taşıyorsun. Değirmene koşuyorsun, üzülüyorum sana.
Keçinin bu sözlerine inanan eşek, düşünmeye başlamış. Sonra keçiye dönerek sormuş:
– Ee, ne yapayım arkadaş, benim de işim bu.
Bunun üzerine keçi, hemen kötü planını devreye sokmuş. Demiş ki:
– Eşek kardeş, bir kuyunun içine düşsen ne güzel dinlenirsin. Orada kimse seni çalıştıramaz.
Keçiye inanan masum eşek, keçinin dediğini yapmış. Yürürken bir kuyunun içine atlamış. Sonra da yaralanmış tabii. Bunu duyan çiftçi, eşeğini kurtarmış. Ona bu kötülüğü yapan keçiyi ise başka bir çiftliğe göndermiş.

kaval çalan balıkçı masalı
Kaval Çalan Balıkçı Masalı

Adamın birisi çok güzel kaval çalarmış. Bu adam aynı zamanda balık tutar, geçimini böyle sağlarmış. Bir gün düşünmüş ve balık tutarken kaval çalmaya karar vermiş. Böylece kavalın sesini beğenen balıkları kolayca tutabileceğini düşünmüş. Almış kavalını, oltasını, çıkmış yola.

Kayığına binip başlamış kavalını öttürmeye. Ne kadar güzel kaval çalsa da hiçbir balık görünmüyormuş ortalıkta. Buna sinirlenen balıkçı, ağını kullanmaya karar vermiş. Ağını denize fırlattığı gibi bir sürü balık yakalamış. Tabii sudan çıkarılan balıklar, çırpınıp duruyormuş.
Bu çırpınmaları oynama sanan balıkçı şöyle demiş:
– Vay şunlara bak sen. Kaval çalarken hiçbiri yoktu ortalıkta. Kavalı bırakınca hepsi oynamaya başladı.

kartal ile çiftçi masalı
Çiftçi ile Kartal Masalı
Bir çiftliğin yakınlarında uçuşan bir kartal varmış. Bu kartal, tam yiyeceğini alırken bir tuzağa düşüvermiş. Tuzaktan kurtulmaya çalışıyor, ancak ne yapsa başaramıyormuş. Ümitsizce beklemeye başlamış. Bu sırada oradan geçen bir çiftçi, kartalın çaresizliğini fark etmiş.

Hemen koşup yardım etmiş. Kartalı özgür bırakarak yeniden uçmasını sağlamış. Bu iyiliği unutmayan kartal, sürekli aynı çiftliğin etrafında uçmaya devam etmiş. Çiftçiyi her gördüğünde selam verirmiş.

Yine böyle günlerden birinde, çalışmaktan yorulan çiftçi bir duvarın dibinde dinleniyormuş. Havada uçan kartal, duvarın yıkılmak üzere olduğunu fark etmiş. Hızlıca uçarak adamın başındaki şapkayı aldığı gibi kaçmış. Çiftçi buna sinirlenerek yerinden kalkmış ve koşmaya başlamış.

Kartal, çiftçinin şapkasını bırakmış ve yoluna devam etmiş. Şapkasına kavuşan çiftçi arkasını döndüğünde duvarın yıkıldığını fark etmiş. Böylece kartalın aslında kendine iyilik yaptığını da anlamış.

kurt ile keçi masalı
Kurt ve Keçi Masalı

Günlerden bir gün, sarp dağların kayalıklarında bir keçi yiyecek arıyormuş. Keçiyi kayalıklarda gören kurt, keçiye zarar vermek için yanına çağırmak istemiş. Tabii bunun için keçiyi kandırması gerekiyormuş. Çünkü yüksek kayalıklara tilkinin çıkma şansı yokmuş. Düşünmüş, düşünmüş ve aklına bazı fikirler gelmeye başlamış. Hemen seslenmiş keçiye:
– Keçi kardeş, orası çok tehlikeli bir yere benziyor, aşağıya gelsene buradan çok güzel ve taze otlar var. İstediğin kadar otlanırsın.
Akıllı keçi, hiç oralı olmamış. Bunun üzerinde kurt tekrar seslenmiş:
– Orası soğuk değil mi? Bak burada hiç rüzgar yok, bence burada otlayabilirsin.
Keçi, yine aldırış etmeden otlarını yemeye devam etmiş. Ardından kurt, son kozunu oynamış.
– Baksana keçi, buradaki otlar daha lezzetli görünüyor.
Keçi sonunda dayanamayıp kurda bir cevap vermek istemiş ve demiş ki:
– Kurtlar keçileri sevmez, biliyorum. O yüzden boşuna dil dökme. Bana zarar veremeyeceksin.

domuz ile tilki masalı
Domuz ve Tilki Masalı

Güzel bir gün, bir domuzcuk, spor yaparak kendini dinç tutmaya çalışıyormuş. Bunu gören tilki domuzun ne yaptığını anlamaya çalışmış ve sormuş:
– Domuz kardeş ne yapıyorsun orada?
Domuz cevaplamış:
– Kendimi güçlendiriyorum. Böylece bana zarar vermek isteyen olursa kendimi savunabilirim.
Tilki bu cevaba şaşırmış. Çünkü orman oldukça sakin ve huzurluymuş. Kimse onları rahatsız etmiyormuş. Tilki tekrar seslenmiş.
– İyi de sana zarar verecek kimse yok ki. Baksana ormana ne kadar güzel, ne kadar sakin.
Domuz tekrar yanıtlamış:
– Şimdilik öyle görünüyor. Ama yarın ne olacağı belli olmaz. Tedbirli olmak gerekir.
Domuzcuk haklıymış. Bugün iyi olan şeyler, gelecekte iyi olmayabilir. Bu yüzden her zaman hazırlıklı olmak lazımdır.

aptal eşek masalı
Aptal Eşek Masalı

Bir zamanlar uzak diyarlarda fakir bir adam tuz satarak geçimini sağlıyormuş. Her sabah erkenden kalkıp toz torbalarını eşeğinin sırtına yükleyip pazara gidermiş. Bir gün yine pazara giderken eşeğin ayağı kaymış dereye yuvarlanmış. Suya düşen tuz torbalarındaki tuzlar erimiş. Eşeğin yükü hafiflediği için çok mutlu olmuş.

Sonraki günler eşek aynı oyunu oynamaya başlamış. Derenin tam yanından geçerken ayağını büküp kendini dereye bırakıyormuş. Tuzcu, eşeğin ona oyun oynadığını anlamış ve ona bir ders vermeye karar vermiş. Ertesi gün eşeğe bir çuval dolusu pamuk yüklemiş.

Eşek, içi pamuk dolu çuvalın daha da hafifleyeceğini umarak yine aynı oyunu oynamış, kendini dereye bırakmış. Ancak suya giren pamuk suyu içine çekmiş. Ağırlığı gittikçe artmış. Ağırlaşan pamuğu taşırken çok acı çeken eşek, hatasını anlamış. O günden sonra bir daha kendini dereye bırakmamış. Tuzcu da eşek de eski günlerde olduğu gibi mutlu mesut yaşamışlar..

açgözlü aslan masalı
Açgözlü Aslan Masalı

Günlerden sıcak bir yaz günüydü. Orman o kadar sakindi ki tüm hayvanlar serin yuvalarında dinleniyordu. Bir aslan çok acıkmıştı. İninden çıktı ve ormanın her köşesinde bir av aradı. Nihayet bir küçük tavşanı fark etti. Biraz tereddüt etse de koşup tavşanı yakaladı.

Aslan, “Bu tavşan midemi doyuramaz” diye düşündü. Aslan tavşanı yemek üzereyken bir geyiğin çalıların arasından koştuğunu fark etti.

Açgözlü aslan;

“Bu küçük tavşanı yemek yerine, büyük geyiği yiyeyim.” diye düşündü.

Tavşanı bıraktı ve geyiği yakalamak için koşmaya başladı. Ancak geyik çoktan ormanın derinliklerinde kaybolmuştu. Aslan artık tavşanı serbest bıraktığı için üzgündü çünkü geyiği yakalayayım derken elindeki tavşandan oldu.

Hikayeden çıkarılacak ders:
Eldeki bir kuş, ağaçtaki iki kuşa bedeldir.

tilki ile üzümler masalı
Tilki ve Üzümler Masalı

Sıcak bir yaz gününde ormanda dolaşan bir tilki, yüksek bir asma dalından sarkan bir salkım üzüm gördü.

“Tam da susuzluğumu giderecek şey” diye düşündü.

Birkaç adım geri giden tilki atladı ve asılı üzümleri ıskaladı. Tilki yine birkaç adım geri giderek onlara ulaşmaya çalıştı ama yine başaramadı.

Sonunda pes eden tilki burnunu kaldırdı ve “Zaten muhtemelen ekşidirler” dedi ve uzaklaşmaya başladı.

Hikayeden çıkarılacak ders: Sahip olamayacağın şeyi küçümsemek kolaydır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu