Ağustos Böceği ile Karınca


Sevgili çocuklar, sizlere Ağustos Böceği ile Karınca Masalını anlatacağım.

Cırcır böceği olarak da bilinen Ağustos böceğinin işi gücü cırcır diye ötme, şarkılar söylemektir. Karınca ise, çalışkanlığıyla bilinir. Bu iki sevimli canlı arasında şöyle bir hikaye geçmektedir;

Günlerden bir gün, aylardan bir ay, yaz ayı gelmiş. Hele ağustos ayı gelince bizim Ağustos böceğine gün doğmuş. Yaz boyunca o tarla senin, bu bağ benim deyip saz çalmış, şarkılar söylemiş. Vakitlerin nasıl geçtiğine hiç aldırış etmiyormuş. Derken, birden bire karakış bastırmış, yiyecek bulamaz olmuş. Yaz boyunca hiç çalışmadığından dolayı erzak stoku da yapmamış. Kimden yardım isterim diye düşünürken, birden aklına komşusu karınca gelmiş. Karıncadır, çalışkandır şimdi kış hazırlığını yapmıştır diye komşusu karıncanın yanına gitmiş:
-“Karınca kardeş, ocağına düştüm, günlerdir açım, çok kötü haldeyim, biraz yiyecek ver de bu kışı geçireyim. Sana sözüm olsun yaz ayı gelince borcumu fazlasıyla öderim.” demiş.

Karınca iyidir, çalışkandır, yardımseverdir ama yersiz iyilik yapmayı da hiç sevmezmiş.
Karınca;
– Bir şey sormak istiyorum Bay Ağustos böceği, yaz boyunca ne yaptınız?
Ağustosböceği;
– Ne yapacağım karınca kardeş, saz çalıp şarkılar söyledim. Sayemde bütün orman halkı yaz boyunca güldü, eğlendi. Yanlış bir şey mi yaptım?
Karınca;
– Ne güzel ne güzel, çok iyi yapmışsınız. Yaz boyunca saz
Ama hep türkü söylemek olmaz;
Kışın da oynayın biraz.

Benzer Gönderiler

  • Rapunzel

    Dünya klasik masalları arasında yer alan Rapunzel Masalı, Türkiye’nin en iyi çocuk masalları sitesinde ücretsiz okuyun! Keyifli okumalar diliyoruz. Bir varmış, bir yokmuş. Uzak ülkelerin birinde mutlu bir aile varmış. Bir kız çocukları olmasının ümidiyle yaşar, her gün bunun için dua ederlermiş. Günün birinde kadın hamile olduğunu anlamış, kocasına hemen müjdeyi vermiş. Mutluluktan havaya uçuyorlarmış….

  • Yardımsever Baykuş ile Sincap

    Baykuş ile Sincap Masalı Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanda yardımsever bir baykuş ve minik bir sincap yaşarmış. Bu orman, ağaçların gökyüzüne uzandığı, rengarenk çiçeklerin her yana yayıldığı huzurlu bir yermiş. Baykuş yaşlı ve bilge, sincap ise genç ve meraklıymış. Bir gün, minik sincap telaşla baykuşun yanına gelmiş. “Bay Baykuş, bir derdim var!” demiş titrek bir…

  • Kartal ile Tilki

    Kartal ile Tilki Masalı Bir ağacı yuva olarak paylaşan bir kartal ile tilki varmış. Tilkinin yuvası ağacın hemen dibindeymiş. Kartal ise aynı ağacın dalında kendine yuva yapmış. İki komşu, yavrularıyla beraber geçinip giderlermiş. Bir gün tilki ormana gezintiye çıktığında kartal, tilkinin yavrularından birini ağaca çıkarmış. Nasıl olsa tilki onu almak için ağaca çıkamayacağını düşünmüş. Tilki…

  • Kral’ın Portresi

    Kral’ın Portresi Masalı Bir zamanlar, uzak diyarlarda tek gözlü ve tek ayaklı bir kral varmış; tek bacağı ve tek gözü olmasına rağmen iyi kalpli, cömert ve yetenekli bir kralmış. Bir gün sarayında yürürken, koridordaki atalarının portrelerini fark etmiş. Kendisinin de bir portresinin orada yer almasını istemiş ancak fiziksel farklılıkları nedeniyle nasıl bir sonuç çıkacağından emin…

  • Keloğlan ile Değirmenci

    Keloğlan ile Değirmenci Masalı Bir zamanlar, uzak diyarlarda bir köyde, zavallı Keloğlan ve annesi birlikte yaşıyormuş. Yaşamak denirse tabii, çünkü her gün karınlarını doyurmak, hayatlarını sürdürmek onlar için büyük bir mücadeleymiş. Yıllardır toprakları varmış ama o topraklar verimsizmiş. Ne ekmişlerse bir türlü ürün alamamışlar. Günlerce sadece bir kuru ekmek, bir parça peynirle idare etmişler. Kıtlık…

  • Parmak Çocuk

    Parmak Çocuk Masalı Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde bir terzinin bir oğlu varmış. Bu çocuk o kadar küçükmüş ki, boyu bir başparmaktan uzun değilmiş. Bu yüzden ona “Parmak Çocuk” derlermiş. Küçükmüş küçük olmasına ama yüreği kocamanmış. Bir gün babasına, “Babacığım, ne olursa olsun, ben uzaklara gitmek istiyorum!” demiş. Babası da ona, “Peki oğlum,”…

Bir yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir